Yöneticilerden Hazır Cevaplar ve Nükteler

Yöneticilerden Hazır Cevaplar ve Nükteler

Tarihin içinden süzülen ve devlet yöneticisi olan önemli şahsiyetlerin hazır cevapları, nükteleri ve kapak sözlerini sizler için bir araya getirdik:

Tören
19. asrın sonlarında bir törende, Osmanlı elçisini aralarında görmekten memnun olmayan Fransız Valisi, ona:
– “Sen kendini Kanuni zamanında mı zannediyorsun ki, gelip aramıza oturdun?” diye bir haber gönderince Osmanlı elçisinden şu cevap gelmiş:
– Kanuni zamanında olmadığına şükret. Yoksa buraya değil, gelip senin oturduğun yere otururdum.

* * *

Daha Güzel
Mu’tasım bir gün veziri Hâkân’ı ziyarete gitmiş. O sırada henüz küçük olan Hâkân’ın oğlu Fatih’e, Halife şöyle sormuş:
“Mü’minlerin emirinin sarayı mı, yoksa babanın sarayı mı daha güzel?”
Fatih ise şu cevabı vermiş:
“Mü’minlerin emiri içinde olunca, babamınki daha güzel.”

* * *

Yüzük
Halife Mu’tasım’ın çok değerli bir yüzüğü varmış. Bir gün nedimlerinden birine bu yüzüğü gösterip:
“Dünyada bundan daha kıymetli bir şey gördün mü?” diye sormuş.
Halife’nin sorusuna muhatap olan kişi:
“Evet efendim,” demiş. Sonra da halifenin şaşkın bakışları arasında şöyle devam etmiş sözlerine:
“O yüzükten daha değerlisi, o yüzüğü takan parmaktır.”

* * *

Sigorta Şirketi
İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan “Ya Hafîz” (Muhafaza eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşa’ya bunların ne olduğunu sormuş.
Fuad Paşa, İngilizin tam anlayacağı dille cevap vermiş:
– O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.

* * *

Aldığımız Fiyata
Keçecizâde’nin Rusya’da bulunduğu sıralarda Rus Çarı, Keçecizâde Fuad Paşa’ya takılır:
– Paşa şu Girit’i satsanız!
– Hay hay, satalım ekselans
– Kaça satarsınız?
– Aldığımız fiyata
Girit’in yirmi seneyi aşkın bir zamanda ve binlerce şehitle alındığını bilen Çar sararır.

* * *

Önemsememe
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans toplarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
– 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
– Biz de onlara yaklaşıyoruz.

* * *

Yemeğe Yenilmek
Sasani hükümdarlarından Ardşir Babegân, doktoruna, “Bir günde ne kadar yemek yemeli?” diye sordu. Doktoru:
– Üçyüz gram kadar yeter, dedi.
Babegân
– Bu kadarcık şey insana ne kuvvet verir ki? diye bunu az bulunca, doktor şu karşılığı verdi:
– Bu kadarı seni taşır. Bundan fazla olursa sen onu taşırsın.

* * *

Örtünmek İçin Giyinmek
İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi’nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü varmış.
Davetten çıkınca, bir gazeteci sormuş:
– Kıyafetiniz, bir kralla buluşmak için yeterli miydi?
Gandi, hiç aldırmadan cevap vermiş:
– Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.

* * *

Günlük
Bir Hristiyan, Ahmed Vefik Paşa’ya:
– Camilerinizde niçin günlük (bir çeşit koku) yakmıyor sunuz? diye sorduğunda, ondan şu cevabı almış:
– Bizimkiler abdestlidirler. Yellenmezler. Onun için günlük yakmıyoruz.

* * *

Herşeyini Aldım Ama..
Halet Efendi, kendisine dalkavukluk etmeyen Moralı Osman Efendiyi bir takım basit işlerle Anadolu’da dolaştırır. Ama onun birgün kendisini görmek için geldiğini duyunca, sofaya koşarak karşılar ve gideceği zaman da merdiven başına kadar uğurlar. Olaya şahit olan İzzet Molla:
– Efendim! der. Bu adama etmediğiniz kötülük kalmadı. Şimdi bu kadar iltifat edişinizin hikmeti nedir?
Halet Efendi cevap verir:
– Evet, ben bu adamın herşeyini aldım. Ama üzerinde bir “efendilik” var ki, onu bir türlü alamıyorum. Onu görünce de saygı duymak zorunda kalıyorum.

* * *

Ne Zaman Tutumlu Olunur?
Ömer bin Abdülaziz’in ileri derecedeki tutumlu halini cimrilikle karıştıran biri sorar:
– Siz, halife olarak bütün selâhiyeti elinizde bulundurmanıza rağmen, neden istediğiniz gibi giyinip kuşanmıyorsunuz?
Halife şu cevabı vermiş:
– İktisadın faziletli ve güzel olanı, varlık zamanında yapılanıdır. Affın güzeli ise, ceza vermeye güç yeterken yapılanıdır.

Beğen  
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir