Şeyh Sadi-i Şirazi Sözleri

Şeyh Sadi-i Şirazi Sözleri

seyh-sadiİran’lı, fars şairi ve İslam alimi olan Şeyh Sadi-i Şirazi’nin özellikle meşhur iki eseri olan Gülistan ve Bostan’dan derlenmiş söz ve özdeyişlerini sizler için derledik:

Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür.

Ağızda dil nedir, a akıl sahibi? Hünerli kimsenin hazine anahtarı değil mi? İçerdeki cevahirci midir, çerçi midir, kapı kapalı iken kim ne bilecek?

Akıllının önünde susmak terbiye gereği ise de, sen yeri gelince söylemeğe bak. İki şey insanı çileden çıkarır: söylenecek yerde ağız açmamak, susacak yerde lakırdı etmek.

Eğer cenk eri isen, öyle bir kimseyle savaş ki, ya ona ihtiyacın olmasın, ya da kaçıp ondan kurtulabilesin.

Bahçenin gülünde beka ve gül mevsiminde vefa yoktur. Zaten bilgeler “ kalıcı olmayan şey gönül bağlamağa deymez “ demişler

Düşün, sesini ondan sonra çıkar ve “ kes “ dedirtmeden önce sözü kes.

İnsan hayvandan konuşmakla üstündür. Ama doğru konuşmazsan hayvanlar senden üstün olurlar

Fareyi tutarken kedi aslandır; kaplanla savaşınsa fareye döner..

İyilik için söylenen yalan, fitne koparan doğrudan iyidir

Her sözü padişaha geçen kimse iyilik dışında bir şey söylerse yazık olur.

Yeryüzünün en küçük dağı “ Tur “ dur. Ama Allah katında değeri en yüce olan da odur

On tane derviş bir kilimde uyur da iki padişah bir iklime sığmaz.

Allah adamı ekmeğin bir yarısını yerse öbür yarısını yoksullara verir. Padişah, yedi ülkeyi alsa bile, bir başka ülkenin sevdasındadır

Tıyneti kötü olan kişi iyilerin nurunu kabul etmez. Kabiliyetsizi terbiye etmek, kubbede ceviz durdurmak gibidir..

İnsanla birlikte büyüse bile, kurdun eniği yine enik olur.

Çorak toprak sümbül bitirmez. Kötülere iyilikte bulunmak, iyilere kötülük etmek gibidir

Ben kimsenin gönlünü kırmayabilirim. Ama hasetçiye ne yapayım, o kendiliğinden azap içinde

Adem oğulları aynı vücudun uzuvlarıdır. Çünkü aynı cevherden yaratılmışlardır. Felek bir uzva elem getirirse, öbürlerinin huzuru kalmaz. Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz

Nimet içinde iken dostluktan söz açıp, kardeşim! Diyeni dost sayma. Dost, dostunun elini onun perişanlığında, çaresizliğinde tutan kimsedir..

Mazlumun gönül dumanının zalime ettiğini, kızgın ateş üzerliğe yapamaz

Aslan hayvanların başında gelir. En adi hayvansa eşektir. Oysaki akıllıların hepsi, yük çeken eşeği, adam paralayan aslandan üstün görürler.

Her an sana lütufkar olan kişi bu uzun zamanda bir defa sana sitem ettiyse onu hoş gör.

Dostuna sana düşmanlık edebilecek kadar kuvvet verme.

Alemde zaten vefa yok imiş, yahut şu zamanda herkes vefasız. Kimse yoktur ki; ok atma ilmini benden öğrensin de sonunda beni nişan almasın.

Koyun çoban için değildir. Belki çoban onun hizmeti içindir.

Dünya dirliği çöl gibi rüzgarı gibi geçti. Acılık da, tatlılık da, güzel de, çirkin de geldi gitti. Zalim sandı ki bize zulmediyor; ettikleri kendi boyunda kaldı, bizden geçip gitti.

Kükremiş fille savaşa kalkışan kişi, akıllı kimsenin nazarında adam değildir. Gerçek adam odur ki; öfkelense dahi saçma söylemez.

Kendi ekmeğini yiyip oturmak, altın kemer takıp el pençe divan durmaktan hoştur.

İnsan iyilik de etse, kötülük de etse kendisi içindir.

Başkalarının ayıbını senin önünde sayıp döken,senin ayıbını da mutlak başkalarına söyleyecektir.

Allah’ın kapısından kovulan kimse her yana koşar. O’ nun çağırdığı, kimsenin kapısına koşmaz.

Pas yeniği demirin küfünü cila vurup gideremezsin. Kara yürekliye öğüt vermenin ne faydası var. Demir çivi taşa girmez ki

Esenlik günlerinde düşkünleri bırakma. Yoksul gönlü almak belayı savar. Dilenci yalvara yakara bir şey isteyince ver. Yoksa zalim zorla alır.

İçini yemekle doldurma ki orada marifet nuru göresin. Burnuna kadar tıkındığın için hikmetçe boşsun.

Dünyalığımız yok mu, derde düşeriz; olunca da gönlümüz ona takılır.

Yoksulun sabrı zenginin ihsanından üstündür.

Onu bunu yoklamak ayıp değildir, elverir ki; “ artık yeter “ dedirtmeyesin. Eğer sen kendini kınayabilirsen, başkaları seni ayıplayamaz.

Yaptığı sözüne uymasa bile, bilginin sözünü sen candan dinle. İddiacının lafları boştur. Uyuyan uyuyanı nasıl uyandırır.

Engin deniz taş atmakla bulanmaz. Gücenen bir arif henüz sığ sudur.

Kendine zarar gelince katlan. Çünkü affetmekle günahtan arınırsın. Mademki her şeyin sonu topraktır, sen, toprak olmadan önce toprak ol.

Acele yürüyen yol arkadaşı senin yoldaşın değildir. Gönlü sana bağlı olmayan kimseye gönül bağlama.

Hısımın dindarlığı, takvası yoksa hısımlık bağlarını kesmek, akraba sevgisi taşımaktan daha iyidir.

Allah’ı tanıyan bir yabancı için, O’ na yabancı olan bin hısım feda.

Bilge, söylenmemesinden zarar geleceği zaman söze başlar ve yememekten canına doyduğu zaman lokmaya uzanır. Şüphesiz sözü hikmet olur, yemesi de sağlık getirir.

Kişi az yemeği adet edince, gelen sıkıntıyı kolay karşılar. Eğer bolluk içinde can beslemişse, bir darlık görünce mihnetten ölür.

Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki, yüzünü görünce ferahlayasın.

Acizin eline kudret geçince, tutar, acizlerin kolunu büker.

Hırs azgınlığı akıllı adamın gözünü bağlar; tamah, kuşu da balığı da tuzağa düşürür.

Birinin gönlünü bir kere kırdın mı, sonradan yüz türlü iyilik etsen de, o bir tek kırgınlığın öcünden sakın. Temren yaradan çıkar, acısı gönülde kalır.

Eğer bir gönül kırdınsa senin gönlün de mutlaka kırılacaktır. Kale duvarına taş atma, çünkü kaleden de taş gelebilir.

Dostların sohbetinden ıstırap duyarım. Çünkü çirkin huylarımı güzel gösterirler. Kusurumu hüner ve olgunluk sayarlar, dikenimi gül ve yasemin yaparlar. Nerde o pervasız, küstah düşmanlar ki, bana benim ayıbımı göstersinler

Gönle giren her şey göze hoş gelir.

Can kaygısıyla sevgilinin muhabbetinden gönlü ayırmak dostluğa sığmaz.

Dost kapısında ölene değil, canını sağ salim kurtarana şaşılır.

Kişi nefsinin kötülüklerinden kurtulabilir. İftiracının zannından kurtulamaz.

Sen işinle gücünle kalsan da elalemin dilini zaptedemezsin.

Bir şeye, bir kimseye gönül bağlama. Çünkü gönül ayırmak müşkül bir iştir.

Hepiniz kendi ayıplarınızın hamalısınız.

Başkalarının kusurlarını kınamayınız.

Her işte kendinden üstününü ara, bunu fırsat bil; kendin gibilerle vaktini heder edersin.

Tam manası ile doğru olduğunu bilmediğin bir sözü söyleme. Karşılığının iyi olmadığını bildiğin sözü de söyleme.

Bir yoksul yüz türlü uygunsuz iş görse, bunun yüzde birini dostları bilmezler. Ama sultan bir tek kötülük etse, ülkeden ülkeye ulaştırırlar.

Ayrıca Şeyh Sadi-i Şirazi’nin şu sözlerini de kayıt altına alalım. İbret alınacak güzel sözlerinden bir demet daha:

İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın!

İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.

Kadere cahil insan pençe gösterir.

Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür.

Ne kadar okursan oku; bir bilgine yakışır şekilde davranmadığın sürece, cahilsin demektir…

Kişi bu, alçak dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe döner.

Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz…

Gayesiz yaşayanlar nasipsiz kalırlar.

Elalemi ayıplarıyla anan bir kimsenin,senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme..!

Gönlünün dertli olmasını istemezsen, dertli gönülleri dertlerinden kurtar.

Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan, perişan olanları gönlünden çıkarma.

Kesme nevanı ; İçine salsalar da keder. Kırılsa gönül medd ü cezr ile ; Hepsi geçer Hepsi geçer.

Kalbi kırıkların hatırını sor, Onları sevindir. Bir gün senin de Gönlün incinir.

Güzel bir kadın bir mücevher, İyi bir kadın bir hazinedir.

Şarap sarhoşu gece yarısı, sakinin sarhoşu ise mahşer sabahı uyanır.

Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar, yeryüzünde halkı rahat tutanlardır.

Üç şey sürekli kalmaz; ticaretsiz mal, tekrarsız bilgi, cesaretsiz iktidar.

Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Bir gece sevdiğim içeri girdi. Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. Güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu : Ben gelince neden ışığı söndürdün..? Dedim ki : Güneş doğdu zannettim…

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!

İnsan dilini tutup konuşmadıkça, ayıbı da hüneri de gizli kalır.

İnsan ,ya insan gibi akıllıca söylemeli ; yahut hayvanlar gibi susmalıdır!

Gönle giren her şey göze hoş gelir.

Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki, yüzünü görünce ferahlayasın.

Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse, adamları ağacı kökünden sökerler.

Cahil için susmaktan iyisi yoktur. Eğer bunu bilseydi cahil olmazdı.

Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir.

Ey fakir! Sen halk yolunda oyun çocuğu sayılırsın. Büyüklerin eteğini bırakma. Mayası bozuk kişilerle düşüp kalkarsan, izzet ve vakalarını kaybedersin. O halde büyüklerin eteğine yapış. Talebeler çocuktan daha acizdir. Hocalar ise muhkem duvar gibidir. Yeni yürüyen çocuk duvara tutunarak yürür. Sen de yeni yürüyen çocuk gibi alimlerin muhkem duvarına tutunarak yürü.

Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.

Cimrinin gümüşü, kendisi gömülünce topraktan çıkar.

Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler.

Kusuru kendisine söylenmeyen adam, ayıbını hüner zanneder.

Hükümdar haksız olarak bir köylüden yumurta alırsa, adamları köylünün bütün tavuklarını alır.

Kurdun elinden çobanlık gelmez.

Eskiden dünyada, görünüşte dağınık ama iç dünyaları derli toplu insanlar vardı. Oysa şimdikilerin dış görünüşleri derli toplu ama iç dünyaları dağınık.

İnsan bir damla kan ve bin endişe.

İnsanın her nefeste iki defa şükretmesi lazım. Biri nefes aldığı için,diğeri verdiği için. Çünkü; verip almamak, alıp vermemek var.

Ben doğru yolda kaybolmuş kişi görmedim.

Ey akıl sahibi! Gül dikenle beraber bulunur. Senin dikenle ne işin var, gülü demet yap… Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa Tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.

Elalemi ayıplarıyla anan bir kimsenin, senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme..!

Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir.

Her ormanı boş sanma belki de kuytuluklarında bir kaplan uyuyordur.

İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki, ölülerin nasihatını duyabilesin.

Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler, bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar.

Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin.

On derviş bir kilimde uyurken iki padişah bir dünyaya sığmaz.

Yarasanın gözü gündüz göremiyorsa, güneşin ne günahı var bunda?

Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.

Söyle mürüvvetsiz eşek arısına, bal vermez madem, sokmasın bir de.

Derisini parçalasalar dahi, Hudadost hiçbir zaman dostunun düşmanıyla dost olmaz.

Meyvalarla yüklü dal, başını yere kor.

Meyvasız ağaca kimse taş atmaz.

Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.

Girerse hasta öküzün biri otlağa, bulaştırır hastalığı bütün köy öküzlerine.

Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık, bahçede lale biter, kıraç toprakta diken.

Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir.

Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir.

Allah’ım ! Beni sen kaldır ki kimseler yıkamasın.

Düşmana karşı atarsan ok,say kendini de ok hedefinde.

Yenilgi hep geçicidir.

İyi şeyler mutlaka çabuk biter.

Yenilgi hep geçicidir.

Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun.

Efendi davul sesi ile uyanıyor, bekçinin gecesi nasıl geçti, nereden bilecek.

Eşeğini düşman, vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında, tahtında ikbal kalır mı?

Hiddetle hemen kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler.

Gönül sır zindanıdır. Ama bir kere söyledinmi, sır artık zincire girmez.

Çoban uyumuş, kurt da sürüde: Bu hal akıllı kimselerin beğeneceği şey değil.

Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir.

Beğen  
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir