Sen Sonuna Bak!

Sen Sonuna Bak!

Bersısa, İsrailoğulları içinde âbid ve zahid biriydi. İbadethanesinde gece gündüz kulluk görevini yapar, kimsenin, azında çoğunda olmazdı.
Bu güzel halinden dolayı Rabbimiz de ona ikramlarda bulunmuş, eliyle dokunduğu felçlileri iyi etme hassası lutfeylemişti.
Bersısa, buna hep şükrediyor, hep bunu Rabbından biliyordu. Günün birinde şeytan kalbine vesvese vermeye başladı.
– Sen kötü adam olsan elinde felçlileri iyi edebilir misin? Demek ki sende büyüklük, kimsede olmayan azizlik vardır!
Tam bu sırada hükümdarın kızına felç gelmişti. Dili tutulup azası hareket etmeyen kızcağızı, Bersısa’nın tekkesine bırakmışlar, duasını beklemeye başlamışlardı.
Vesveseye devam eden şeytan, bu hali de delil olarak kullanmaya yöneldi.
– Bak, hükümdarın kızını bile sana bıraktılar. Demek ki senin işin garantide. Hem bak bu kızcağızın dili de söylemiyor, senin yapacağın bir işi kimseye söylemeye de muktedir olamıyor, öyle ise ona bir şeyler yapsan, kimse bilmez!
Bersısa zihnine hücum eden bu şehevanî duygularla baştan mücadele etti ise de, sonunda bu vesveselere kapıldı ve şeytanın dediğini yaptı…
Artık Bersısa büyük günahkardı. Şeytan bu defa da şu teklifte bulundu:
– Kızcağız İyi olur da konuşursa senin yaptığını haber verir, durumun meydana çıkar. İyisi mi onu öldür, mahzene koy. Soranlara da, iyi olup buradan gitti, de, işi bitir…
Bersısa bunu da yaptı Zavallıyı öldürüp mahzene gömdü. Soranlara da:
– İyi olup buradan ayrıldı, bilmem nereye gitti? diye cevap verdi.
Ancak, şeytan hükümdara da şüphe telkin etmeye başladı:
– Kızcağız ansızın iyi olup ta kaçmaz. Şunun evini, İbadethanesini bir arayayım?..
Ve nihayet cinayet ortaya çıktı. Bersısa idam edilmek üzere darağacının yanına getirildiği sırada Şeytan yine göründü:
– Bak seni idam edecekler, bir tek ümid var. O da bana secde etmen. Şayet bana bir kere secde edersen ümit olunur ki hükümdarın yanında senin affın için şefaatçi olur, kurtarırım…
Bersısa son ümidini de kullanmaktan geri kalmadı. Şeytana orada secde etti.
Bunu gören şeytan, bu defa ne dedi biliyor musunuz:
– Ey nefsine uyan ahmak! Ben bir defa Allah’a isyan ettim. Hala affedilmedim, mel’un olarak devam ediyorum, ya sen baksana kaç defa isyan ettin? Nasıl olur da affedilirsin?
Ve Bersısa’nın ipi çekildi, ayakları boşlukta sallandı…
Derler ki:
İnsan ibadetine, zühdüne güvenmemeli, dâima Rabbına ilticada bulunmalı, şeytanın ve nefsin tesirlerine, telkinlerine karşı hep uyanık olmalı.
Siz ne dersiniz bu konuda?..

Beğen  
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir