Şair ve Yazarlardan Hazır Cevaplar ve Nükteler

Türk ve yabancı şair ve yazarların hazır cevapları, nükteleri ile kapak sözlerini sizler için derledik:

İhtiyarlık
Abdülhak Hamid’in evinde bir sohbet sırasında, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılmış. Yaşı geçmiş bir hanım Hamid’e dönerek:
– Efendim, gönül kocamaz! der. Hamid cevap verir:
– Kocamaz ama kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez…

* * *

Allah Lafzı
Serdengeçti’ye sormuşlar:
– Konuşmalarında niçin bu kadar çok “Allah” lafzını söylüyorsun?
– Serdengeçti kendinden beklenen cevabı verir.
– Öyle mi? Allah! Allah!

* * *

Her Yan Akıyor
Şair Eşref, Kırkağaç kaymakamlık binasının aktığını, tamiri gerektiğini merkeze yazmıştı… Merkezden yazı geldi, “Nerelerinin aktığını tek tek bildiriniz…” Bunun üzerine Eşref meseleyi kısaca halletti:
“Musluklar hariç her yan akıyor.”

* * *

Dost
Bâkî’ye kaç çeşit dost olduğu sorulduğunda şöyle cevap vermiş:
– Üç çeşit dost vardır: Bir dost vardır ki, gıda gibidir, sen onu her gün ararsın. Bir dost vardır ki, ilaç gibidir; gerektiğinde ararsın. Bir dost vardır ki, hastalık gibidir, o seni arar.

* * *

Kokunuza Geldiler
Şair Deyheki bir gün çocuklarını yanına alarak bir dostunun ziyaretine gider. Kara kuru ve sıska çocukları gören dostu, lâtife olsun diye: “Efendi, bu gübre böcekleri senin mi?” diye sorar. Şair taşı gediğine koyar:
– Evet efendim! kokunuza geldiler.

* * *

Metelik
Bir gün Abdullah Cevdet’in parasız kaldığını anlatmak için:
– Abdullah Cevdet meteliğe kurşun atıyor derler. Bunu duyan Üstad derhal düzeltir.
– Abdullah Cevdet meteliğe kurşun değil, olsa olsa göbek atar.

* * *

Niçin Müslüman Olmuyor
Lügat sahibi meşhur Hançerli Bey, hıristiyan olduğu halde hadîs ilmine vâkıf biriymiş. Bu bilgisine hayran olan Müslüman fakat ümmî bir adam:
– Canım bu adam bu kadar şeyler biliyor da niçin Müslüman olmuyor? der.
Keçecizâde İzzet Molla şöyle der:
– Sen bu kadar cehaletinle neden hıristiyan olmuyorsun?

* * *

Hayatı Seyretmek
Yazar Kazancakis, bir ihtiyara “neye bakıyorsun?” diye sorduğunda, ihtiyar adam gözlerini akan sudan ayırmadan şu cevabı verir:
– Hayatıma oğlum, akıp giden hayatıma.

* * *

Çınar Ağacı
Selim Gündüzalp, sosyoloji hocaları olan rahmetli Seyid Ahmet Arvasi’ye:
– Hocam demiş, “insan maymunun gelişmiş şeklidir” diyorlar. Ne dersiniz?
Seyid Ahmed Arvasi şu cevabı vermiş:
– O mantığa göre, çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.

* * *

Hayat Ne Zaman Başlar?
– Hayat kırkından sonra başlar, diyen bir kişiye Said Turhan şu karşılığı vermiş:
– Eğer otuz beşinde ölmezsen!..

* * *

Oruç Şişmanlatır mı?
Hekimoğlu İsmail’e, “Ramazan olmasına rağmen biraz kilo almışsınız?” dediklerinde:
– Maalesef öyle oldu, demiş. Çünkü iki kişilik yemek yiyor, bir kişilik oruç tutuyorum.

* * *

Yetmez mi?
Asr-ı saadetteki muhteşem hadiselerden duygulanan bir genç:
– “Keşke Peygamberimiz’in (sav) devesi olsaydım” deyince, Ali Suad atılmış:
– Ümmeti olman yetmiyor mu?

* * *

Bilmek İçin Öğrenmek
Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal)’a sormuşlar:
– “Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?”
Şöyle cevap vermiş:
– Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!

* * *

Kader
Kenân Rıfâi’ye sormuşlar:
– Madem ki neticede kaderin dediği oluyor. O halde niçin çalışıyoruz?
Şu cevabı vermiş:
– Çalışmak da kaderin icabı olduğu için!

* * *

İnsanın Mahareti
Bir sohbet sırasında, Ârif Nihat Asya’ya:
-Eğilir, bükülür, katlanır ve istenilen şekle kolayca sokulur bir cam keşfedilmiş, derler.
Ârif Nihat Asya, şöyle cevap verir:
– Desenize, eninde sonunda camı da kendimize benzettik!

* * *

Kalemin İşi Zor
Ünlü gazeteci ve yazarlardan Velid Ebüzziya, İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanıp beraat ettikten sonra, genç meslektaşlarına nasihat etmiş:
– Şu sıralarda sakın fincancı katırlarını ürkütmeyin…
Yusuf Ziya Ortaç, başını sallayarak:
– Bu söylediğin imkansız üstadım, demiş. Zira ortalıkta o kadar çok katır var ki!..

* * *

Dünyanın Yüzü
Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyrani’ye:
– Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani:
– Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyada da bakılacak surat kalmadı.

* * *

Görülmeyenler
– “İnsan, orta yere koyamadığı ve eliyle gösteremediği şeylerin varlığından bahsetmemeli” diyerek manevi değerleri inkar eden matematik öğretmenine, genç yazarlarımızdan Said Turhan şu cevabı vermişti:
– Hocam, siz çocuğunuzu severken şefkatinizi elinizle gösterebiliyor, bir fakire sadaka verirken acıma hissinizi masanın üzerine koyabiliyor musunuz!?

* * *

Şeytan Müşterisini Kaçırmaz
Alâaddin Başar’a:
– Şeytan niçin meyhaneye gidenlere vesvese vermez? diye sorduklarında:
– Vermez tabii, demiş. Eğer verse, kazayla camiye gidebilirler.

* * *

İsabetli Hata
Din aleyhindeki faaliyetleriyle bilinen Abdullah Cevdet’in yazdığı makalenin bir satırı, “Ben bu vatanın öksüzüyüm” yerine yanlışlıkla “Ben bu vatanın öküzüyüm” diye basılmış. Durumu Süleyman Nazif’e açarak “Bir mürettip hatası oldu” dediklerinde, Nazif:
– Mürettip hatası da ne demek kardeşim, diye cevap vermiş. Buna düpedüz mürettip savabı (doğrusu) derler.

* * *

Su Nasıl Temizlenir?
Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırıp su istemiş. Edebiyatımızın bu zarif şahsiyeti, kirden ve mikroptan aşırı derecede korkarmış. Hem de eldivenle el sıkacak kadar.
Süleyman Nazif, bunu bildiği için garsona seslenmeden edememiş:
– Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir…

* * *

Allah’a Sığın
Keçecizâde İzzet Molla, bir yemekte obur bir adamın yanındaymış. Adam kaşığı tatlıya öyle bir daldırmış ki, tatlıdan bir parça sıçrayıp İzzet Molla’nın önüne düşmüş. Şair:
– Mübarek tatlı, demiş. Şu oburun elinden bana değil, Allah’a sığın.

* * *

Evrim Teorisi Neymiş
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hayatını anlattığı o nefis kitabıyla tanınan Martin Lings, bir Avrupa’lı olarak Evrim Teorisi hakkında ne düşündüğünü soranlara şu cevabı vermiş:
– Evrim teorisi, artık çobanların bile inanmadığı, ama sürünün selâmeti bakımından savunmasını sürdürdükleri bir çeşit dogmadan ibarettir.

* * *

Parça Bütünden Habercidir!
“Bâtıl din ve ideolojileri neden derinlemesine incelemek gerekmiyor?” diye soranlara, yazarımız Mehmed Salâh şu cevabı vermişti:
– Bir yemeğin bozuk olduğunu anlamak için tamamını bitirmek icap etmez.

* * *

Zamane Karanfili
Hekimoğlu İsmail, elindeki karanfil çiçeğinin neden kokmadığını soranlara şu cevabı vermiş:
– Âhirzaman karanfili kardeşim. Mahiyetini kaybetmemek ve göründüğü gibi olmamak, sadece ona mahsus değil ki…

* * *

Çivi Gibidir
Tanınmış nüktedanlardan merhum Sakallı Celâl, bir arkadaşı için “çivi gibidir” dediğinde, yanındakiler onun bu sözünü biraz garip karşılamışlar.
Sakallı Celâl, açıklama yapmış:
– Efendim, galiba yanlış anlaşıldı. Çivi demekle onun demir gibi sağlam olduğunu kastetmedim. Kafasına vurmadıkça vazifesini yapmaz da…

* * *

Fikir Yakalamak
Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmet Haşim‘e:
-Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum, dediğinde, Ahmet Haşim, onun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş:
-Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır?

* * *

Anladığının İspatı
Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfike göstererek fikrini sorar:
Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam:
-İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!
Neyzen Tevfik şu cevabı verir:
-Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım.

İlginizi Çekebilir

Peygamber ve Sahabelerden Hazır Cevaplar

Peygamberimiz (s.a.v.), diğer peygamberler ve sahabe-i kiram efendilerimizin hazır cevap ve nüktelerini derleyerek istifadenize sunuyoruz: …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir